Büyümenin İzlenmesi ve Değerlendirilmesi

Büyüme ve gelişmenin izlenmesi ve izlemdeki verilerin doğru bir şekilde değerlendirilmesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları bakımından çok önemlidir. Bu nedenle çocuk takibi yapan aile hekimleri, çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanları büyümeyi izlemenin önemini tutum olarak benimsemeli ve kendi pratiklerinde uygulamaya geçirmelidirler. Böylece birçok sağlık probleminin erken tanımlanması yapılabilecek ve hastalığı önleme ya da erken tedavi söz konusu olabilecektir. Örneğin vücut ağırlığında artma dikkati çeken bir çocuğa ve ailesine henüz obezite gelişmeden gerekli yaşam tarzı değişiklikleri önerilecek ya da boyu her zamanki gibi uzamayan bir çocukta uzamasını negatif etkileyen soranlara erken tanı konulabilecektir. Unutulmamalıdır ki normal büyüyen ve gelişen bir çocuk sağlıklı çocuktur.

Normal kiloda ve zamanında doğan çocukların izlenmesinde özel bir durum yoksa boy, vücut ağırlığı ve üç yaşına kadar baş çevresinin izlenmesi yeterli olacaktır. Çocukluk çağı 0 – 18 yaşı içine alan çok geniş bir süreci kapsar ki; çocuklarda büyüme her yaş grubunda kız ve erkek cinsiyette farklılık göstermektedir. İntrautenin dönem dışında en hızlı büyüme süt çocukluğu ve puberte dönemindedir. Büyüme hızı her yaşta farklıdır. Doğumda yaklaşık 50 cm olan bebek ilk bir yılda 25 cm, 1-2 yaş arası 12 cm, 3-4 yaşta 7-8 cm uzar. Sonra ergenliğe kadar yaklaşık yılda 5,5-6 cm uzama olur. Bu dönemde yılda 4,5-5cm den daha az uzuyorsa normalin altındadır ve araştırılması gerekir.

Boy uzamasının ne zaman duracağı kemik yaşına bağlı!
Ergenlik dönemi bebeklikten sonra uzamanın hızlandığı ikinci dönemdir. Ergenlikte kızlar yılda 8-9 cm, erkekler 9-10 cm uzarlar ki ergenlikte toplamda kızlar 20-25 cm, erkekler 25-30 cm boy kazanırlar. Boy uzamasının ne zaman sona ereceği takvim yaşından ziyade kemik yaşına göre değerlendirilir. Büyüme çizgilerinin kapandığı yaşta; yani kızlarda kemik yaşı 15, erkeklerde 16 olduğunda artık uzama durur. Kız çocuklarında adet gördükten sonra uzama yavaşlar ama yaklaşık 2 yıl daha uzamaya devam edebilirler. Adetten sonra kızlar yaklaşık 5-8 cm kadar daha uzayabilirler.

Büyümenin izlenmesinde her yaş grubu için rakamların akılda tutulması zordur. Bunun yerine çocukların kendi toplumlarına göre oluşturulmuş; boy, ağırlık ve baş çevresi eğrileri ile izlenmeleri uygundur ve düzenli izlenen bir çocukta eğride oluşan sapmalar normal gitmeyen durumların erken habercileri olabilir. Büyüme persentil eğrilerindeki sapmaları her zaman boydaki negatif etkilenmeler gibi anlamamak gerekir. Örneğin takip ettiğiniz 5 yaşındaki bir kız çocuğunda boy persentili yüzde 50’ de iken, izlemde yüzde 75 – 95 gibi bir ilerleme görülmesi erken ergenliğin bir başlangıcı da olabilir.

Çocukların düzenli aralıklarla boy, ağırlık ve baş çevreleri ölçülmeli
Obez bir çocukta boy uzaması iyi değilse Cushing Sendromunun ilk bulgusunu size işaret edebilir.  Yani büyümenin izleminde büyüme eğrilerimizin kullanılması ve eğrilerin hekim tarafından doğru okunması çok önemlidir. Sağlıklı çocukların düzenli aralıklarla boy, ağırlık ve baş çevrelinin ölçülerek; izlemdeki sapmaların (pozitif/negatif) değerlendirilmesi gereklidir. İlk bir yaşta ayda bir izlenen bebeklerin, oyun çağında 3 ayda bir, çocukluk çağında ve puberte de 6 ay–yılda bir izlenmesi büyümenin değerlendirilmesi bakımından uygun aralıklardır. Özel durumlar ve hastalık hallerinde bu aralıklar hekimin önerisi doğrultusunda değişebilir.

Çocukların izleminde kullanılacak büyüme eğrilerinin kendi toplumları için oluşturulması önerilmektedir. Her toplumun büyüme normalleri farklıdır. Bu nedenle her ülkenin kendi büyüme eğrilerini kullanması önemlidir. Ülkemiz için Olcay Neyzi ve arkadaşları tarafından 2008 yılında güncellenen büyüme eğrileri çocuklarımızın izlemlerinde kullanılabilir. Ayrıca Çocuk Endokrinoloji ve Diyabet Derneği tarafından hazırlanan bir programdan  (www.Ceddcozum.com) yararlanılarak çocuğun yaş ve cinsiyetine göre büyüme izlemleri yapılabilir ve genetik boy potansiyelleri değerlendirilebilir.

En önemli faktör genetik
Büyümeyi etkileyen en önemli faktör genetik potansiyelidir ve çocukların büyümeleri genellikle anne ve babanın boy potansiyeline uygundur. İlaveten çevresel faktörler (sağlıklı beslenme, hastalıklardan korunma gibi) ve büyümeyi etkileyecek hormonların da (büyüme hormonu, tiroid hormonu ve özellikle ergenlikte cinsiyet hormonları) büyümeyi etkileyeceği bilinmektedir. Dolayısıyla bir çocuğun çevresel faktörlerinde bir olumsuzluk yoksa ve hormonları normalse genetik boy potansiyeline uygun bir büyüme göstereceği söylenebilir. Bununla birlikte burada dikkat edilecek önemli bir nokta: anne-babası çok kısa olan çocukların ailesel boy kısalığı olarak değerlendirilmemeleri ve anne-babanın bir hastalığının olabileceğinin (büyüme hormon eksikliği, iskelet displasisi gibi) akılda tutulması gerekliliğidir. 

Çocuk sağlıklı beslenmeye yönlendirilmelidir
Ülkemizde büyümeyi olumsuz etkileyen yaygın sorunlardan birisi de beslenme yetersizliğidir. Çocukların büyüme hızları değerlendirilirken mutlaka vücut ağırlıkları dikkate alınmalı akut yada kronik beslenme yetersizlikleri irdelenmeli ve çocuk sağlıklı beslenmeye yönlendirilmelidir. Yaşına ve cinsiyetine göre vücut ağırlığı normal olan bir çocukta büyüme hızı düşükse veya izlemde kendi boy potansiyeline göre persentil düşürüyorsa, büyüme geriliği/boy kısalığı yapan hastalıklar bakımından araştırılmalıdır.

Sonuç olarak, çocukluk çağında büyümenin önerilen aralıklarla izlenmesi, çocuk sağlığı ve hastalıkları ile ilgilenen tüm hekimlerde tutum haline dönüşmeli, önemi içselleştirilmeli ve normalden farklı büyüyen çocukların erken tanı ve tedavileri sağlanmalıdır. Büyüme geriliği ve boy kısalığı yapan pek çok neden olabilir ki bu nedenler uzman hekimler tarafından araştırılmalı ve nedene yönelik tedaviler planlanmalıdır.

Prof. Dr. Zehra AYCAN
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı
Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı