Antibiyotik Direncine Dikkat!

Antibiyotik direncine dikkatini çekmek amacıyla Avrupa Parlamentosu 2008 yılında, 18 Kasım tarihini “Avrupa Antibiyotik Farkındalık Günü” olarak ilan etti. “Avrupa Antibiyotik Farkındalık Günü”ne denk gelen hafta aynı zamanda Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından “Dünya Antibiyotik Farkındalık Haftası” olarak kabul edilmiş ve tüm dünyada küresel bir sorun olan antibiyotik direncine kamuoyunun farkındalığının arttırılması amaçlanıyor. DSÖ, bu yılın kampanyalarında ‘antibiyotikleri koruyalım’ temasını kullanacak ve direnç nedeniyle antibiyotiklerin işe yaramaz ilaçlar haline gelebileceğine dikkat çekilecek. Antibiyotiklerin gereksiz kullanımının engellenmesini hedefleyen bu aktivitelerle doğru antibiyotik kullanımının önemi ve doğru olmayan antibiyotik kullanımının doğuracağı sonuçlar konusuna dikkat çekiliyor.

Antibiyotik direnci, bakterilerin antibiyotik etkisine direnme kabiliyetidir. Antibiyotik direnci, enfeksiyon hastalıklarının tedavisi için mevcut olan kullanılabilir antibiyotik sayısını ciddi şekilde sınırlıyor.

Antibiyotiklerin keşfinden önce binlerce insan pnömoni veya cerrahi sonrası enfeksiyon gibi bakteriyel hastalıklardan ölüyordu. Antibiyotikler keşfedildikten ve kullanıma girdikten sonra bu hastalıklar tedavi edilebilir oldu. Ancak akılcı olmayan kullanımlar nedeniyle yıllar içinde aslında bu antibiyotiklere duyarlı olan bakteriler dirençli hale geldi ve direnç oranında fazla artış nedeniyle de bu hastalıklar tekrar bir halk sağlığı tehdidi haline geldi. Antibiyotiklerin, kullanılmasından sadece 70 yıl sonra, bakteriyel enfeksiyonları tedavi etmek için etkili ilaçlar olmaktan çıkması gibi bir sorunla karşı karşıya kalabiliriz.  Antibiyotikler olmadan organ nakli, kanser kemoterapisi, yoğun bakımda hasta tedavisi ve diğer tıbbi uygulamalar da artık ciddi anlamda sorun haline gelecek. Yine bakteriyel hastalıklar yayılacak ve çoğu tedavi edilemeyecek ve ölüme neden olabilecek. Hatta basit enfeksiyonlar bile ölüme neden olabilecek. Dünya Sağlık Örgütü gibi birçok otorite uzun süredir antibiyotik direncinin alarm verici boyutta olduğuna dikkat çekiyor. Bu ilaçların etkili kalmasını sağlamak bir halk sağlığı görevidir. Doktorlar, hemşireler, hastane yöneticileri, eczacılar, çiftçiler, veterinerler, politikacılar, profesyonel ve hasta örgütleri, devlet kurumları bu ilaçların akılcı kullanımını sağlamak için elinden gelen her şeyi yapmalıdır.

Antibiyotikler, dünya çapında insan tıbbında kullanılan en yaygın reçeteli ilaçlardır. İnsanlar için reçete edilen tüm antibiyotiklerin yüzde 50 kadarı gerekli bulunmuyor ve optimal olarak etkili değil.

Soğuk algınlığı, nezle, grip gibi viral üst ve alt solunum yolu enfeksiyonlarında antibiyotiklerin etkisi yoktur
Antibiyotiklerin en fazla yanlış kullanıldığı alanlardan biri solunum yolu enfeksiyonlarıdır. Dünya genelinde antibiyotiklerin yüzde 75’i akut solunum yolu enfeksiyonlarında kullanılıyor. Solunum yolu enfeksiyonlarının yüzde 70’i viral etkenlere bağlı olmasına rağmen bu hastaların yarısından fazlasında gereksiz antibiyotik kullanıldığı görülüyor. Soğuk algınlığı, nezle, grip gibi viral üst ve alt solunum yolu enfeksiyonlarında antibiyotiklerin etkisi yoktur. Gereksiz antibiyotik kullanılmasının yanında, antibiyotiklerin gereğinden uzun süre, pahalı ve geniş etki spektrumlu antibiyotiklerin tercih edilmesi, hasta ısrarı nedeniyle hekimin antibiyotik reçetelemesi gibi sebepler de antibiyotiklerin yanlış kullanımına neden oluyor.

Ülkemiz antibiyotiklerin yanlış kullanımı açısından en kötü durumdaki ülkelerin başında geliyor. Sağlık Bakanlığı’nın reçete takip sistemi ile yaptığı bir çalışmada, aile hekimleri reçetelerinin yaklaşık yarısında antibiyotik yazıldığı anlaşılmış. Normalde yüzde 20’lerde olması gereken bu oran Avrupa’nın en yüksek oranıdır. Ve yine reçeteler irdelendiğinde yazılan antibiyotiklerin yarısının gereksiz olduğu, gerekli olanlarında yarısının akılcı yazılmadığı anlaşılıyor. Antibiyotiklerde direnç artışının en önde gelen nedeni aşırı, gereksiz kullanım ve yanlış seçimdir. Dolayısıyla, hekimlerin akılcı antibiyotik kullanımına özen göstermeleri, direnci önlemenin en önemli kısmını oluşturur.

Diğer yandan toplumumuzdaki antibiyotik bilinç düzeyi çok düşüktür. İlaç Bilincini Geliştirme ve Akılcı İlaç Derneği olarak yaptığımız büyük toplumsal araştırmalar ve diğer birçok çalışma, toplumumuzda da aşırı ve yanlış antibiyotik kullanımının olduğunu gösteriyor.

Antibiyotik kullanmadan önce mutlaka hekime danışılmalı, hekim reçete etmedikçe ve eczacıya danışılmadıkça asla antibiyotik kullanılmamalı. İlaçlar doğru yoldan, doğru zaman aralıklarında, doğru dozda ve belirtilen süre boyunca kullanılmalı.

Antibiyotiklerin ağrı kesici, ateş düşürücü olmadığı ve her hastalığı tedavi etmediği akıldan çıkarılmamalı. Özellikle soğuk algınlığı, nezle ya da grip gibi virüslere bağlı solunum yolu enfeksiyonlarında antibiyotiklerin tedavide yeri olmadığını unutulmamalı. Bu hastalıklarda hastalığın ilerlememesi, enfeksiyon etkeninin topluma yayılmaması için yatak istirahati,  izolasyon, sigara ve alkolden uzak durma, sık el yıkama, bol sebze meyve ile beslenmek ve bol sıvı alımı yeterli olabilir.

Hasta kendisini iyi hissetse bile tedaviyi hekimin belirttiği süreden önce tedavisini sonlandırmamalı, aksi halde antibiyotik direnci gelişebilir.

Komşusuna iyi gelen ilacın kişinin kendisine zarar verebileceği akıldan çıkarılmamalı. Başkasının antibiyotiği kullanılmamalı. Daha önceki bir hastalıkta kullanılan antibiyotiğin, tekrar benzer hastalığa yakalanılsa bile hekime danışmadan kullanılmaması gerekir.

İlaçların hastane ve eczane ortamından çıktıktan sonra uygun olmayan saklama koşullarında etkinliğinin azalabildiği, hatta zararlı etkilerinin ortaya çıkabileceği akılda tutulmalı.

Eczacılarımız, reçetesiz antibiyotik talep eden hastalara, antibiyotiklerin mutlaka reçete ile kullanılması gerektiği konusunda bilgi vermeli ve hekime yönlendirmeli.

Antibiyotikler sadece insanlarda değil, tarım ve hayvancılık sektöründe de kullanılıyor
G
ıda hayvanlarında büyümenin desteklenmesi için yaygın olarak yemlerin içine karıştırılarak kullanılıyor. Dolayısıyla antimikrobiyal direncin önlenmesinde tarım ve hayvancılık sektöründe de antibiyotiklerin doğru kullanılması, sektörler ve disiplinler arası iş birliği ve koordinasyona ihtiyaç vardır.

Prof. Dr. İsmail Balık
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğr. Üyesi
İlaç Bilincini Geliştirme ve Akılcı ilaç Derneği Başkanı