Baş Ağrısı

BAŞ AĞRISI

Baş ağrısı hemen herkesin yaşamının bir döneminde yaşadığı, en yaygın nörolojik belirtilerden birisidir. Genellikle baş ağrısı başlangıçta çok korkutur. En kötü hastalıklar hatıra gelir ve hastalarımız bir telaş içerisinde hekime başvururlar.

Aslında baş ağrılarının büyük çoğunluğu tıbbın bugünkü olanaklarıyla başarılı bir şekilde tedavi edilebilir.
 
Baş ağrıları iki ana grupta incelenir.

Bunlardan ilki primer (birincil) baş ağrılarıdır. Migren, gerilim tipi baş ağrısı, küme baş ağrısı, kronik paroksismal hemikrani, soğuk baş ağrısı gibi hastalıklar bu gruptadır. Bunlar, başlıca belirtisi baş ağrısı olan hastalıklardır. Bu hastalıklardaki baş ağrısı altta yatan başka bir hastalığın belirtisi değildir.

Sekonder (ikincil) baş ağrıları ise bir başka hastalığın belirtisi olarak ortaya çıkarlar. Böyle hastalıklar arasında infeksiyonlar en önde gelir. İnfeksiyonlarda çoğu zaman ateş baş ağrısına eşlik eder. Ani veya şiddetli kan basıncı yüksekliğinde baş ağrısı görülür. Hayati önem taşıyan bir baş ağrısı nedeni anevrizma denilen beyin damarı balonlaşmasıdır. Diğer beyin damar hastalıklarında, beyin tümörlerinde, vaskülit denilen beyin damarlarının iltihaplarında baş ağrısı görülebilir.

Primer baş ağrısının bir hastalığa bağlı baş ağrısından ayırt edilebilmesi için ağrının süresi, ritmi, yeri, eşlik eden diğer belirtiler, fizik ve nörolojik muayene bulgularının saptanması gerekir. Hekim hastayı değerlendirerek olası tanıları belirledikten sonra kan testlerine, beyin görüntülemelerine ve başka laboratuvar testlerine ihtiyaç duyabilir.

Sekonder baş ağrılarında altta yatan hastalık saptandıktan sonra o hastalığın tedavisi ölçüsünde baş ağrısı da geriler.

Primer baş ağrılarının ise her birisinin kendisine özgü tedavileri vardır. Hastaların büyük çoğunluğu bu tedavilerle büyük ölçüde rahatlarlar.

Ağrı kesici kullanımına dikkat!
Önemli bir husus da şudur: Kimi zaman hasta ağrıdan öyle rahatsızdır ki kurtulabilmek için sürekli ağrı kesici içmek ihtiyacı duyar. Ağrı kesicilerin böyle kontrolsüz ve sürekli kullanılması ağrı kesici kötü kullanımı baş ağrısına yol açabilir. Her gün ağrı kesici içmek zorunda olan bir hastanın mutlaka hekime başvurması gerekir.

Öte yandan, eskiden beri baş ağrısı olan, bir teşhis konulmuş, tedavi almakta olan bir hasta daha öncekilere benzemeyen bir baş ağrısı hissetmeye başlarsa bu durum yeni bir hastalığın habercisi olabilir ve hastanın hekime başvurmasını gerektirir.

Son olarak; her hastalıkta olduğu gibi hastanın tedaviye uyumu baş ağrısında da kritik önemdedir. Hasta bazen verilen tedaviyi kullanmakta güçlük çekebilir. Bu durumda hastanın hekimini durumdan haberdar etmesi halinde hekim küçük değişiklikler yaparak sorunları giderir, tedavinin devamını sağlar.

Prof. Dr. Özden Şener
Nöroloji Anabilim Dalı