Tüm Yönleriyle Halk Sağlığı Haftası

Ülkemizde halk sağlığı ve koruyucu sağlık hizmetlerinin önemini vurgulamak ve yürütülen çalışmaları daha görünür kılmak amacıyla, 2001 yılından bu yana 3-9 Eylül tarihleri Sağlık Bakanlığı tarafından “Halk Sağlığı Haftası” olarak kutlanmaktadır. Halk Sağlığı Haftası kapsamında, Halk Sağlığı bilim alanını tanıtmak, halk sağlığı hizmetlerini, koruyucu sağlık hizmetlerini ve bu hizmetlere herkesin erişiminin önemini belirtmek amaçlanmıştır.

Halk Sağlığı toplumun sağlığını korumayı ve geliştirmeyi amaçlar.

Halk Sağlığı toplumun sağlığını korumayı ve geliştirmeyi amaçlar. Winslow, 1923 yılında Halk Sağlığı’nı “organize edilmiş toplum çalışmaları ile çevre sağlık koşullarını düzelterek, bireylere sağlık bilgisi vererek, bulaşıcı hastalıkları önleyerek, hastalıkların erken tanı ve tedavisini sağlayarak, sağlık örgütleri kurarak, toplumsal çalışmaları her bireyin sağlığını sürdürecek bir yaşam düzeyi sağlayacak biçimde geliştirerek hastalıklardan korumayı, yaşamın uzatılmasını, beden ve ruh sağlığı ile çalışma gücünün artırılmasını sağlayan bir bilim ve sanattır” şeklinde tanımlamıştır. Halk Sağlığı, bir bilim olarak evrensel olmakla birlikte, her toplumun kendine özgü hastalık yükü ve risk faktörlerini, onların çözüm yollarını, kendine özgü olanakları doğrultusunda, toplumdaki herkese hakkaniyetli ve nitelikli olarak, önceliklere göre, çok sektörlü ve ekip anlayışı içinde sunmak gerektiğini savunur ve bu yönde çalışır. Halk Sağlığı uzmanları, bir klinisyenin bireyin hastalığına tanı koyması ve tedavi etmesi gibi toplumun sağlık ve sağlığı ilgilendiren sorunlarına tanı koyarak müdahale eder. Epidemiyolojik değerlendirmeler, politikaların belirlenmesi, sağlık hizmetlerinin yeniden düzenlenmesi ve koruyucu uygulamalar bu amaca hizmet eden başlıca çalışmalarıdır.

Sağlıkta ‘koruyucu sağlık hizmetleri’ anlayışı gelişmiş ve önemi artmıştır.

Halk sağlığı bakış açısı ile sağlık ve sağlık hizmetlerinin gelişimini kısaca şu şekilde özetleyebiliriz. Bilimdeki gelişim ve toplumsal üretim ilişkileri sağlık hizmetlerinde belirleyici rol oynamıştır. Özellikle 19’uncu yüzyılda birçok hastalığın etkeni ve oluş mekanizması keşfedilmiş, buna yönelik tedaviler geliştirilmiş, sağlık hizmetleri bilimsel temellere oturtulmuştur. Yirminci yüzyılda, halk sağlığı çabaları ile aşıların geliştirilmesi, sanitasyon, su dezenfeksiyonu, gıda güvenliği, ana çocuk sağlığı alanındaki ilerlemeler, aile planlaması, daha güvenli iş yerleri ve yaşam ortamları, sigaranın sağlık için olumsuz etkilerinin kabul edilmesi gibi konularda çok önemli kazanımlar sağlandığı önemli bir gerçektir. Geleneksel sağlık hizmeti yaklaşımından çağdaş sağlık hizmeti yaklaşımına geçişte, hastalıkların oluşması için sadece etkenin değil, kişide ve toplumda hastalık görülme durumuna etki edecek çevre ile ilgili faktörlerin de önemli rol oynadığı görülmüştür. Bu yaklaşımda, çevredeki olumsuzlukların giderilmesi ile hastalık oluşması önlenerek, toplumda sıklığı düşürülmekte ve toplumun sağlık düzeyi yükselmektedir. Böylece sağlıkta ‘koruyucu sağlık hizmetleri’ anlayışı gelişmiş ve önemi giderek artmıştır.

Sağlık hizmetleri, bütüncül bir yaklaşımla topluma dayalı olmalıdır.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 25-26 Ekim 1978’de Kazakistan’ın Başkenti Alma Ata’da yayınladığı bildirgede tüm insanların, sosyal ve ekonomik açıdan verimli bir yaşam sürmelerine olanak tanıyacak bir sağlık düzeyine erişmeleri için “Herkes için 2000 Yılında Sağlık” hedeflerine ulaşmanın anahtarını Temel Sağlık Hizmeti (TSH) anlayışı olarak ilan etmiştir. TSH, toplumca benimsenen, toplumun katılımını sağlayan, ülke kaynakları ile karşılanabilir, tüm toplumu kapsayan, esas/asgari/en az bakım/sağlık hizmetleridir. Bildirgede sağlık hizmetleri şöyle sıralanmıştır: “Sağlığı geliştirme, koruma (öncelikli olmak üzere), tedavi etme ve rehabilitasyon (esenlendirme) olarak bütüncül bir yaklaşım içinde ele alınmış olup, topluma dayalılık, kademeli hizmet, ekip hizmeti, birey ve toplum katılımı, risk gruplarına ve sık görülen sağlık sorunlarına öncelik gibi esaslara dayandırılmıştır. En az/asgari bakım kriterlerine göre, tüm ülkeler toplumdaki herkese şu hizmetleri sağlamalıdır: Temiz ve yeteri kadar su sağlanması, herkese asgari sağlık koşullarına sahip konut sağlanması, ana çocuk sağlığı ve aile planlaması hizmetleri, bağışıklama hizmetleri, endemik hastalıkların kontrolü, sık görülen hastalık, kaza ve yaralanmalarda uygun tedavi, temel ilaçların sağlanması, sağlık eğitimi, halkın sağlık yönünden bilinçlendirilmesi.” Ülkeler kendi olanaklarına ve öncelikli sorunlarına göre en az bakım hizmetlerine eklemeler yapmalıdır.

Yaşam ve çalışma koşullarının sağlığa uygun, hastalıkları önleyecek hale getirilmesi önemlidir.

Dünyada değişim ve gelişmeler ile bazı sorunların önemi azalırken, bazı sorunların önemi artmıştır. Beklenen yaşam süresi uzamış ve bebek, çocuk, anne ölümleri azaltılmıştır. Nüfus artışı, gelir dağılımında eşitsizlik, nüfusun yaşlanması, küreselleşme, bulaşıcı olmayan hastalık yükünde artma, yaşlılık ve bakım gereksinimleri, iklim değişikliği, çatışmalar, sağlıksız şehirleşme, çalışma yaşamı ve çevre koşulları ile ilgili etmenler, ekonomik krizler, ruh sağlığı sorunları, göçler, doğal afetler, kazalar sağlık hizmetlerinin örgütlenme, finansman, altyapı, insan gücü yönünden hazırlıklı olmasını gerektiren öncelikli alanlardır. Şüphesiz toplumun genel eğitim ve okuryazarlık düzeyi beraberinde sağlık okuryazarlığının yükseltilmesi, sağlıklı yaşam biçimi davranışlarının geliştirilmesi, sağlık hizmetlerinden etkili yararlanması gibi bireylere müdahalelerin, yanı sıra yaşam ve çalışma koşullarının her açıdan sağlığa uygun, hastalıkları ve kazaları önleyecek hale getirilmesi, sağlığın tanımındaki gibi kapsamlı bakış açısına uygun politikalar geliştirilmesi önemlidir.

DSÖ’nün 2018 yılı teması, “Universal Health Coverage” herkesin sağlık hizmetine erişimidir. Alma Ata’dan 40 yıl sonra toplumların sağlık ile ilgili artan beklentilerine ve ‘2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ne erişmenin yolu, yine TSH anlayışının benimsenmesi ve toplum merkezli sağlık hizmetlerine herkesin erişiminin sağlanmasıdır.

Prof. Dr. Mine Esin Ocaktan
Halk Sağlığı Anabilim Dalı