HIV/AIDS Sempozyumu “Bilgilen ve Farkındalık Yarat”

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbni Sina Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhekimliği, Başhemşireliği ve Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı işbirliği ile düzenlenen HIV/AIDS Sempozyumu 12 Nisan 2018 tarihinde İbni Sina Hastanesi Hasan Ali Yücel Konferans Salonunda gerçekleştirildi. Ankara genelinden üniversite, kamu ve özel hastanelerden gelen sağlık profesyonellerinin ve öğrencilerin katılımıyla etkin bir sempozyum gerçekleştirildi.  

Açış konuşmalarında; Fakültemiz İbni Sina Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhekim Yardımcısı Prof. Dr. Alpay Azap, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. K. Osman Memikoğlu,  İbni Sina Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhemşiresi Uzm. Hem. Tekmile Köse, sağlık profesyonellerinin HIV/AIDS’li bireylere sağlık hizmeti sunma ve topluma sağlık eğitimi vererek bilgi ve tutum değişikliği yaratmada önemli bir yere sahip olduğunu belirttiler ve farkındalık yaratmak adına fakültemiz bünyesinde böyle bir sempozyumun gerçekleşmesinden duydukları memnuniyeti dile getirdiler. 

Oturum Başkanlığını Fakültemiz Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. K. Osman Memikoğlu’nun yaptığı “HIV/AIDS Güncel Durum” konulu panelde Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı öğretim görevlisi Dr. Güle Çınar Aydın; toplumu etkileyen ve henüz aşısı olmayan HIV’in yaşam boyu ilaç kullanımı gerektiren kronik bir durum olduğunu ifade etti. Dr. Aydın, Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) Temmuz 2017 verilerine göre; dünyada 36,7 milyon HIV ile infekte kişi olduğunu ve hastalığın tanımlandığı 1981 yılından beri 35 milyon kişinin hayatını bu hastalıktan kaybettiğini belirtti ve ülkemizde sayıların katlanarak artığına vurgu yaptı.

Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Mikrobiyoloji Referans Laboratuvarları Daire Başkanlığı, Ulusal HIV/AIDS Doğrulama Laboratuarı Sorumlusu Doç. Dr. Tülin Demir; 1 Ocak-19 Mart 2018 tarihleri arasında 455 yeni vaka bildiriminin yapıldığını söyledi. Dr. Demir, HIV’de Hasta gizliliğinin çok önemli olduğunu ve hasta bilgilerinin şifreleme yolu ile yapıldığını ifade etti. Dr. Demir, HIV testi için mutlaka bireyden onay alınması gerektiği ve sadece kendisine bilgilendirme yapıldığını vurguladı.

HIV ile 50-55 yıl yaşanabilir!
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serhat Birengel; HIV/AIDS’in yönetilebilir kronik bir enfeksiyon olup, 2030’a kadar HIV/AIDS salgınının bitirmenin hedeflendiğini söylendi. HIV ile ilişkili hastalıklar ve ölümcül durumları önlemek için bireysel tedavilerin önemini vurgu yapan Doç. Dr. Birengel,  tanı sonrası tedaviye hemen başlayıp aksatmayan 20 yaşındaki bir bireyin 50-55 yıl yaşadığını söyledi. Dr. Birengel, toplumun HIV’den korunmasında bulaşın önlenmesi gerektiğini ifade etti.

“Kendini HIV/AIDS’ten, HIV/AIDS’lileri önyargıdan koru.”
Oturum Başkanlığını Doç. Dr. Serhat Birengel ve Ankara Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tülin Bedük’ün yaptığı “HIV/AIDS’e Multidisipliner Yaklaşım” konulu panelde HIV + olduğunu söyleyen bir Sempozyum davetlisi, ilk tanı aldığında karşılaştığı olumsuz iletişimden bahsederek HIV+’lı bireylerle birlikte yol alan sağlık çalışanlarına teşekkür etti. HIV’li davetli, günde bir defa aldığı ilaçlarla sağlıklı yaşayabildiğini ve okul dönemlerinde bu konu hakkında eğitim verilmesinin önemli olduğunu söyledi. Davetli, konuşmasını “Kendini HIV/AIDS’ten, HIV/AIDS’lileri önyargıdan koru.” sözleriyle bitirdi.

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı araştırma görevlisi Dr. Elif M.Sarıcaoğlu; yapılan anketler üzerinden giderek HIV/AIDS olgularına yaklaşım konusunda bilgilerimizin eksik olduğunu, korku yaşadığımızı ve farkındalığımızın yeterli düzeyde olmadığını söyledi Dr. Sarıcaoğlu, Vajinal temasla erkekten kadına bulaşma riskinin kadından erkeğe bulaşma riskinden 20 kat fazla olduğuna değinerek,  güvenli seksin önemini belirtti.

HIV’li bireyler, Sağlık personeli tarafından damgalanacakları korkusu yaşıyorlar!
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Konsültasyon-Liyezon Psikiyatrisi Bilim Dalı öğretim görevlisi Dr. Berker Duman; Damgalama/Stigmatizasyon’un bazı hasta gruplarına karşı toplumun tavır alması ve onları toplumdan dışlamaya kadar giden davranışlar bütünü olduğunu söyledi. Bu yüzden HIV/AIDS’li bireylerin, bedensel ve psikiyatrik sıkıntıların yanında iş, konut, eğitim, hizmet gibi alanlarda toplumsal kayıplarla da baş etmek durumunda kaldığını ve sağlık personeli tarafından damgalanacağı korkusu ile tıbbi bakım almakta gecikebildiklerini ifade etti. Dr. Duman, damgalamaya karşı en etkili silahın eğitim olduğunu ifade ederek,  bireylerin yaşadığı damgalanma/ayrımcılığın azaltılmasında tüm sağlık profesyonellerine görev düştüğünü belirtti.

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbni Sina Araştırma ve Uygulama Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD Klinik Sorumlu Hemşiresi Birgül Gültaktı; Hemşirelere HIV/AIDS’in yayılmasını önleme ve korunma konusunda bireylere gerekli bilgi ve deneyimlerin kazandırılmasında sağlık eğitimcisi olarak büyük rol düştüğünü söyledi. Gültaktı, HIV + ve AIDS vakalarının hospitalize edildiği durumlarda da sistematik olarak değerlendirildiğini ve semptomlara yönelik Hemşirelik girişimlerinin planlanarak uygulandığını vurguladı.